|
|
|
Sağlıklı Yaşam |
BİTKİLER - bitkiler Ama günümüzde artık bilinç ve bilimin memnun edici bir düzeye ulaşmış olduğunun kabul edilmesi gerekir. Bu bağlamda, 4000-5000 yıllık bir geçmişe dayanan şifalı bitkilerle tedavi uygulamalarının çağımızda artık geleneksellikten bilimsellik aşamasına ulaşmış olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir. Günümüzde ilaç endüstrisinin geliştirmiş olduğu ilaçların hemen hemen dörtte birinin, temel veya tamamlayıcı etkin maddelerinin bitkisel kaynaklı oluşu, konunun artık bilimsel düzeyde ele alındığının başlıca kanıtlarından yalnızca biridir. Tedavi amacıyla bitkisel ürünlerden yararlanma eğiliminin giderek yaygınlaşmasındaki başlıca etkenin, sentetik kaynaklı etkin maddelerin bazılarında saptanan yan etkiler olduğu bilinmektedir. İşte bu durumda, binlerce yıldır kullanılan şifalı bitkilerin çok iyi tanınmasından ve ayrıca, niteliklerinin günümüzde bilimsel araştırmalarla da saptanmış olmasından ötürü, kullanım alanları ve oranları hızla artmaktadır. Konunun bir başka ve belki de en önemli yönü ise, bazı şifalı bitkilerin, yan etkilere ve hatta ölümlere yol açabilecek zehirli maddeler içerdiklerinin bilincine gereğince varılamamış olmasıdır. Konuya bu açıdan bakıldığında, tıp doktorlarının, şifalı bitkilerle tedaviye genelde uzak durmalarını anlayışla karşılamamak elde değildir. Herhalde pek çok tıp doktorunun, meslek hayatı boyunca, şifalı bitkilerle tedavi olmak isterken sağlığına önemli zararlar vermiş olan kişileri tedavi etmek durumuyla karşılaşmış olabileceği düşünülebilir. Meslek eğitimleri sırasında tıp doktorları, Hipokrat yemininin yanı sıra, her şeyden önce, hastaya zarar vermeyeceksin, kuralını da öğrenirler ve bu kurala bağlı kalmaya özen gösterirler. İşte özellikle bu nedenden ve ayrıca meslek eğitimleri sırasında, şifalı bitkilerle tedavi konusunda eğitilmediklerinden ötürü, konuya genellikle uzak durma eğilimindedirler ve bu tutumlarında da haklıdırlar. Evet haklıdırlar, ama o zaman, şifalı bitkilerle tedavi acaba kimlerin gözetimi altında yapılmalıdır? Örneğin, pek çok Avrupa ülkesinde, konu hakkında eğitim görmüş tıp doktorları veya özel uzmanlar hastalarını şifalı bitkilerle veya bitkisel kaynaklı ilaçlarla tedavi etmektedirler ve bu tedavi biçimine duyulan ilgi giderek artmaktadır. Ama o ülkelerde, doktorundan şifalı bitkiler reçetesini alan hasta eczaneye giderek, gerekli bitkileri tam bir gönül rahatlığı içinde satın alabilir. Çünkü o ülkelerde, halkın kullanımına sunulan şifalı bitkilerin ve şifalı bitki ürünlerinin nitelikleri hakkında koyulmuş kesin kurallar vardır ve eczacılar da konuya hakim olmak zorundadırlar. Hastalıklarına doğal kaynaklı çözüm arayan kişilerin gözü kapalı güven duyabilecekleri böylesi bir tedavi zincirinin oluşturulamadığı ülkelerde ise kişiler, ülkemizde de olduğu gibi, ya kulaktan dolma reçetelerle aktarlara gidip, niceliği ve niteliği tartışılabilecek şifalı bitkileri veya şifalı bitki kaynaklı ürünleri alarak, genellikle yanlış biçimlerde ve dozajlarda kullanırlar, ya da, her türlü mucizeyi vaat eden umut tacirlerinin eline düşerler. |
||||